Markamız, köklü bir zanaatkârlık mirasından doğdu. Kurucumuz, çocukluğunu babasının atölyesinde, gümüş telkârinin incelikleriyle iç içe geçirdi. Bugün bu mirası, bir heykeltıraş ve tasarımcı olarak aynı özen ve ustalıkla yaşatıyor. Her parçamız, bu sanatsal geleneğin ve emeğin bir yansımasıdır.
dar Grana’da, herkesin anlatmaya değer bir hikâyesi olduğuna inanıyoruz. Kültürden, köklerden, yaşanmışlıklardan ve hayallerden örülen bu hikâyelerin, gururla taşınmayı hak ettiğini düşünüyoruz. Amacımız, insanların kendi özgünlüğünü benimsemesini ve onu zarafetle taşımasını sağlamak.